Kayıtlar

İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 18

- İnsanoğlu çiğ süt emen bir varlık! - Biz sana ne diyoruz! - Aman tamam haklısın! - Kızım, boşuna mı kafa patlattık son birkaç senedir! - O haklısın dedik ya! - Satanı çok pis satarım hesabını ince, ince yaparsınız sizler! - "Neden?", "Niçin?, "Niye?"... - Sorma gitsin en iyisi! Çünkü sen haksız çıkarsın! Merdivende önüne dökülen çakıl taşlarına takılmadan, kırılan basamaklara düşmeden yukarı çıkmak biraz zahmetli bir iş! - Yani ne gerek var başkalarının yaşantısını, onun dünya görüşünü bilmeye! Ya da sinsi oyunlarla ağızlardan laf almaya! - Bak ne diyeceğim seninle şimdi küçük bir oyun oynamaya başlayalım! - Şu renkli kültürümüz gibi mi? - Aynen öyle bir oyun! Ama şimdilik onu bir kenara bırakalım ve kelimeleri inceleyelim. - Olabilir! - Abartmak! - Küçültmek! - Kime göre? - Neye göre? - Abes! - Anlamlı! - Kime göre? - Neye göre? - Acar! - Güçsüz! - Kime göre? - Neye göre? - Acayip! - Normal! - Kime göre? - Neye göre? - Acemi! - Usta! - Kime göre? - Neye göre? - Acımasız! - Merhametli!

İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 17

- Sağdan, sağdan! - Soldan, soldan! - Ortadan, ortadan! - Yandan, yandan! - Kenardan, kenardan! - Dışarıdan, dışarıdan! - İçeriden, içeriden! - Bu ne ya! Sabah, sabah beynimi bununla meşgul ediyorsun! - O zaman koy bir Bursa Çiftetellisi! - Ne alaka! - Sen koy! - Ben sana bir koyacağım! - Ayıp oluyor ama! - Niye? - Kullandığın kelimeler sakız gibi nereye çekersen oraya gider! - Sen başlattın! - Neyi? - Koy kelimesi ile cümleler kurdun! - Pardon! O zaman çal bir Adana Çiftetellisi! - Hayda! Muhabbet bugün niye buraya geldi? - En son renklerden bahsediyorduk! - Tamam, tamam! Şimdi hatırladım! - Jeton köşeli galiba! - Sana ne! - Saman ye! - Daha doymazsan beni ye! - O zaman çal bir Rumeli Çiftetellisi! - Sende çal bir Karadeniz Havası! - Sen de çal bir Azize! - Dur bekle! - Nereye? - Geliyorum şimdi! - Bunlar da kim? - Davulcu Rasim ve Zurnacı Hüsnü! - Ne işleri var burada?

İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 16

- Bu sefer çok bekletmedin! - Fazla vukuat yok! Ama konu çok! - Vukuat her zaman olur. Konular da asla bitmez! - O zaman gelelim fasulyenin faydalarına! - Ne fasulye mi getirdin? - Vah canım! Kulaklarda ağır işitmeye başladı. Yaşlandın sen! - Sensin yaşlı! Ben seni toprağa gömerim haberin yok! - Hep bir azar! Hep bir azar! - Hep bir sitem! Hep bir sitem! - Hep bir ders! Hep bir ders! - Hep bir fren! Hep bir fren! - Fren ne alaka? - Sen anladın ne demek istediğimi? - Anlamadım! - Zaten işine geleni anlarsın, işine gelmeyeni anlamazsın! - Hep bir söylenme! Hep bir söylenme! - Hep bir şikayet! Hep bir şikayet! - Hep bir karışma! Hep bir karışma! - Hep bir itiraz! Hep bir itiraz! - Hacivat ve Karagözü geçtik! - Topraklarımızın renklerinden orta oyunumuzun karakterleri! - Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar! - Seni kovan yok ki! - Sen değil! - Kim peki? - İçten içten... - Çaylar geldi. - Sözümü kesme istersen! - Kardeş bize bir de gözleme getirir misin? - Yiye, yiye kilo aldın! - Sen de otura, otura büyüttün! - Zevzek…

İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 15

- Fotoğraf çektirebilir miyiz? - Sana da günaydın? - Bir de imza alabilir miyim? - Git başımdan! - Delibaş, miskin avare! Kırklamaya az kalmışken gidiyordun bok yoluna! - Gittim, geldim! - İkinci bahar diyorsun! - İkinci bahar yaşıyor ömrüm! - Aman sus başlama! - Niye o kadar kötü mü sesim? - En son şarkı söylemeye kalktığında göğün ağladığını gördük hep beraber! - Gök yine ağlıyor! - Gök bu sefer, sosyal medya gerçeği, medya gerçeği, cahil gerçeği, beyaz cam gerçeği, IQ gerçeği yüzünden ağlıyor. - Aman bana sosyal medya deme! - Hah! Hah! Hah! - Ne gülüyorsun? - Ama o konuda sen kaşındın? - Kendi görüntülerimi bile izlememişken... - Kimsenin gazına gelmeyeceksin işte! - Sus, sus! - Gaza gelip kalem oynatmayacaksın! - Yahu, görüntüler ortada! Can çekişiyorum! Ölümden dönmüşüm! Yüzümde flaş patlıyor arkasından "Mizansen miydi?" diye bir soru... Etrafım kalabalık, dayım orada şoka girmiş ona "İyi olduğumu" söylemeye çalışıyorum. Hop yüzümde bir flaş daha! - Eee, star olmak kolay değil! Anl…