Kayıtlar

Aralık, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KONUŞMA ÖRGÜSÜ (DİYALOG), MÜZİK VE DİĞER SESLER

Konuşma Örgüsü Yazımında Özel Durumlar

1. Uzun Konuşmalar: Uzun konuşmalar, daha ok olayları ve durumları, duygusal ortamı, kişilerin düşüncelerini ve görüntüyle verilemeyecek şeyleri anlatmak gerektiğinde kullanılır.

2. Kısa Konuşmalar: Genel olarak şiirde, şarkı sözlerinde, vb. kullanılan kısa satırlar, konuşma örgüsünde belirli vurgu tiplerini güçlendirir.

Düşüncelerin, Anımsamaların Verilmesi

1. Dış ses ya da görsel anlatım
2. Kişinin kendi kendine konuşması (monolog)
3. Görüntü Üzeri Konuşma (Voice - Over): Filmin başında kullanılan bir söz yeri geldikçe, kişinin belleğinde yinelenir. Buna anımsatıcı söz denir.
4. Sığ Konuşma: Duruk çatışmaların ürünü olan sığ konuşma, oyuncuyu/izleyiciyi bir yere ulaştırmayan bir konuşma örgüsüdür.
5. Dolaylı Konuşma: Güldürme, şaşırtma, karşıtlık yaratma, anıştırma gibi amaçlarla kullanılan sahne ile ilgili değilmiş gibi görünen konuşma örgüsü biçimidir.

Konuşma Örgüsü Yazarken Dikkat Edilecek Noktalar

1. Konuşma örgüsü tamamen kişilerin gelişimine ba…

KONUŞMA ÖRGÜSÜ (DİYALOG), MÜZİK VE DİĞER SESLER

Konuşma Örgüsü

Konuşma örgüsü, yalın olarak, kağıt üzerinde - perdede görürüz ya da görmeyiz - kişi/kişilerin söyledikleri, film olarak gerçekleştirildiğinde izleyicinin duyacağı her sözcük, her tümcedir.

Konuşma Örgüsü Ayrımları

1. Tiyatro - Sinema Konuşma Örgüsü Ayrımı: Tiyatro oyununun konuşma örgüsü, yoğun olarak oyunun gelişime yöne verici bir yapıdadır. Sinemada, konuşma örgüsü, diğer öğelerle birlikte öykünün ana iletisini vermek için kullanılan yollardan biridir.

2. Yazı Dili - Sinema Konuşma Örgüsü Ayrımı: Romanda / öyküde rahatlıkla yazılan her bilgi, düşünce senaryodad - romandaki ya da öyküdeki gibi - verilemez. Öte yandan senaryoda iyi bir konuşma örgüsü "yazılı dil" ya da "yazın biçemlerine" göre yazılmaz. Senaryoda her şey öncelikle görsel anlatım içinde düşünülür.

3. Günlük Konuşma - Sinema Konuşma Örgüsü Ayrımı: Konuşma örgüsü, gerçek yaşama uygun, doğal olarak yazılmalı ama gerçek yaşamdaki konuşmaların senaryoya aynen yazılması demek değildir.

Konuşma…

ZAMAN VE MEKAN

Mekan Kullanımı

Devinimin bir yerden diğer bir yere mantıksal gelişim göstermesi, mekanın sürekliliğini belirler. Kendine özgü tipik görünümleriyle, filmlerde iki tür mekan kullanılır.

1. Coğrafik Mekan: Öykünün geçeceği mekanın coğrafik anlatımıdır. Coğrafik mekan, yalnız filmlerin başında deği, tümünde kullanılarak olayın geçeceği yerlerin atmosferini hazırlamaya yardımcı olur.

2. Dramatik Mekan: Kişilerin ve durumların psikolojisini saptamak ve çevrelemek amacıyla kullanılır. Bölgesel topografik yapıdan her zaman salt dekor olarak değil, dramatik bir öğe olarak da yararlanılır.

Zaman Ve Mekan

Zaman, mekan / çevre ve kişi arasındaki ilişki, izleyicinin filmin sunduğu yaşamı daha iyi kavramasına olanak sağlar. Filmsel zaman ve mekanın, iki çekim arasında kesinlikle ayırt edilebilen iki kullanımı vardır.

1. Gerçek zaman - Mekan Sürekliliği: Gerçek zaman = Filmsel zaman. Gerçek zaman, filmsel zamanla aynı doğrultuda geçmekteyse süreklilikte söz konusudur. Mekanın, zaman olarak sürekliliğin…

ZAMAN VE MEKAN

Sinema, filmsel zaman ve mekan sağlama sanatıdır. Filmsel zamanı mekan içinde - her iki öğreyi daraltarak, genişleterek, yakınlaştırarak ya da uzaklaştırarak - geleceğe ya da geçmişe geçilebilir, her yere gidilebilir.

Derişik Zaman: Filmsel zaman evrenidir. Derişik zaman, herhangi bir olgunun doğadaki gerçek süresinin az ya da çok kısaltılması/uzatılması/durdurulması/hızlandırılması ile ortaya çıkar. Her olayın ya da devinimin başlangıç, gelişme, sona erme evrelerini gösteren süreye öyküde zaman denilir.

Zaman öğesi, filmde iki özellik gösterir:
Olayın içinde geçtiği sürenin, gerçek zaman süresiyle aynen tümü ya da olayın yalnızca belirli bir parçasının verilmesi,Tarihsel bir boyut taşıması...Zaman Kullanımı

Şimdiki Zaman Sürekliliği: Olayın / öykünün filmde - sanki - şimdi oluyorcasına gerçek zamana benzer süreklilikle sergilenmesi şimdiki zaman sürekliliğini gösterir.

Geçmiş Zaman Sürekliliği: Filmlerde geçmiş zaman sürekliliği iki biçimde ele alınır.
Öykünün tümü geçmiş zaman içinde geç…

KOMPOZİSYON

Denge

Denge, bir eşitlik durumudur. diğer tüm öğelerin denk olduğu kabul edilerel, aşağıdaki komposizyon ağırlık unsurları göz önünde bulundurulmalıdır:
Hareketli bir nesne sabit bir nesneden fazla ağırlık taşır.Kameraya doğru hareket eden bir nesne gitgide büyük görünür ve bu nedenle de uzaklaşmakta olan bir nesneden daha fazla ağırlık taşır.Bir resmin üst bölümü alt bölümden daha ağırdır, çünkü yukarılardaki bir nesne aşağıdaki bir nesneden daha ağır görünür.Bir resmin sol tarafı sağ tarafından daha fazla görüntüsel ağırlık destekleyebilir.İzole edilmiş bir nesne kalabalık ya da diğerleri ile kaynaştırılmış, yığılmış bir nesneden fazla ağırlık taşır.Görüntünün merkezi komposizyon açısından en zayıf nokta olduğu için, bir nesne çerçevenin kenarına yerleştirilirse daha ağır görünecektir.Sabit bir sahnedeki büyük bir nesne daha fazla ağırlık taşır.Düzgün şekilli nesneler düzensiz şekilli nesnelerden daha fazla ağırlık taşırlar.Daha fazla ilgi çekecekleri için tuhaf, karmaşık ya da karış…

KOMPOZİSYON

İyi bir komposizyon, görsel malzemenin uyumlu bir bütün oluşturacak biçimde düzenlenmesidir. Komposizyon, görsel açıdan güzel görüntüleri karakter, anlam ve hareketten oksun bir biçimde ard arda kaydederek uygulanmamalıdır. Komposizyon, kişisel zevki yansıtır.

Kompisyon Dili
1. Çizgiler: komposizyon çizgileri uzam içindeki nesnelerin ya da hayali çizgilerin gerçek dış katkıları olabilir. Çeşitli komposizyon çizgilerinin izleyici tarafından yorumlanışı aşağıdaki gibidir.
Düz çizgiler erkeksilik, kudret anlatır.Yumuşak kavisli çizgiler dişilik, narin nitelikler anlatır.Gittikçe incelen uçları olan uzun dikey kavisler asil bir güzellik ve melankoli anlatır.Uzun yatay çizgiler sükunet ve huzur anlatır. İşin ilginç yanı, bu çizgiler hız da anlatabilir;çünkü iki nokta arasındaki en kısa yol düz bir çizgidir.Uzun dikey çizgiler kudret ve ağırbaşlılık anlatır.Koşut diyagonal çizgiler devinim, enerji, şiddet anlatır.Zıt diyagonal çizgiler çatışma, zorlama anlatır.Güçlü, ağır, keskin çizgiler der…

KURGUSAL GEREKSİNİMLER

Bir film kurgucusuna teslim edilen her türden filmin üç gereksinimi karşılaması gerekir.

1) Teknik Gereksinimler: Bir filmin teknik öğeleri, örneğin fotografik uygulama, ışıklandırma, renk, ışık ölçme değeri, ses vs. yapım niteliği açısından tek tip olmalıdır.

2) Estetik Unsurlar: Sahne komposizyonu, oyuncu ve kamera hareketleri, ışık etkileri, renklerin seçimi, kamera uygulaması ve ortamın diğer görüntüsel yönleri, kostümler, arka planlar ve eşyalar, sahneler bir bütün halinde kurgulandıklarındaki bütünsel etki temel alınarak bir araya getirilmelidir.

3) Anlatımsal Öğeler: Anlatımsal açıdan ilginç film çekiminde başarılı olmak için, kameranın kabul edilebilir ölçüde gerçekçi bir tarzda bir görüntü dünyası yaratması gerekir. Bu da film kamerasını yalnızca bir kayıt aleti olarak değil, bir öykü anlatım gereci olarak kullanmakla olur.

Sonuç

Görüntüyü optik açıdan atlamaki sahnenin parçalarını tüm görüntüyü kaplayacak biçimde büyütmek, çerçeveleri atlamak ya da yinelemek ya da kesme olması d…

KURGU

Film Kurgulama Tipleri
1)Kesintisizlik Kurgusu: Öykü anlatımının birbirini izleyen sahneleri uyuşumlu hale getirmeye dayandığı kurgu tipine kesintisizlik kurgusu denir.
2)Derleme Kurgu: Öykü anlatımının anlatıma dayandığı ve sahnelerin yalnızca betimlenmekte olanı görüntüledikleri kurgu tipine derleme kurgu denir.
3)Çapraz Kurgu: Çapraz kurgu iki ya da daha fazla olayın değişken bir kalıpta koşut olarak kurgulanmasından oluşur. Çapraz kurgu aşağıdaki amaçlardan herhangi biri için uygulanabilir. Öykünün iki ya da daha fazla parçasını sırasıyla görüntüleyerek ilgiyi arttırmak. Çarpıcı bir doruk noktasında bir araya gelecek olan iki devinimin kurgulanmasını yolu ile çatışma oluşturmak. olaylar bir doruk noktasına doğru ilerlerken seyircileri merak içinde bırakarak gerilimi arttırmak. İnsanlar, ülkeler, kültürler, ürünler, yöntemler ve olaylar arasında karşılaştırma yapmak. Çapraz kurgu kullanımlarının tek bir özelliği vardır: "Herhangi bir yerde olan herhangi bir olay diğer bir herhangi ola…

GÖRÜNTÜ YÖNETMENİNİN FİLM EKİBİNDEKİ İŞLEVİ

1) Çerçeveleme: Çerçeveleme, filmin biçemi (ecriture)dir. Çerçeveleme, sınırları saptanmayıp deklanşöre basmaktan ibaret basit bir teknik kayıt işlemi olmayı, bir seçimin, düşüncenin ve bakış açısının ürünüdür. Almendros, sadece gösterilenin değil, görülmesi engellenen, kesilen şeylerin de anlatımında önemli bir rol oynadığını belirtir ve "benim çerçeveye ve onun sınırlarına ihtiyacım var" der.

2) Işık: Görüntü yönetmeninin asli görevini, başından beri hep görüntünün en önemli öğesi sayıla gelen ışık çalışması oluşturur. Işık çalışması sinema görüntüsünü kökten değiştiren ya da sinemadaki değişmelerin kendisine yansıdığı, sinemanın en temel unsurlarından birirdir. O, filme sadece görünürlüğü sağlamakla değil, estetik bir boyut katmak ve anlamlandırmak görevlerini de yüklenir. Işık sadece uzamı değil, zamanı da devindirir.

3)Görüntünde Standartlaşma ve Stil: Renato Berta gibi bazı görüntü yönetmenlerine göre çağımızda, sinema görüntülerinde bir standartlaşma sorunu yaşanmaktadı…