Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İNÖNÜ BATIĞI (WRECK OF INONU)

Resim
Belgesel Sinema, gerçeklik değerini içinde barındıran, estetik ve etik kaygıları olan evrensel mesaj vermenin bir başka iletişim koludur. Başka bir deyişle belgesel sinema, günümüzde hayatımızın içinde var olan gerçeklikleri, estetik ve etik kaygılarla belgeleme olayıdır.
2002 yılında ilk belgesel filmimi hazırlama sürecinden günümüze, yani 2013 yılına kadar uzanan yolda yaşadığım hayatın içinde gelecek kuşaklara günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş eserleri, değerleri, var olan ve var olmaya çalışan değerlerin mücadelelerini, yaşamımıza kattıklarımızı, kültürel olaylarımızı nasıl aktarabilirim kaygısıyla yürüdüm. Bu 11 senelik süreçte altı belgesel çalışmam, bir kısa film çalışmam oldu. Bu 7 filmin her birinde bir geçiş aşaması yaşarken her birinde farklı şeyler öğrendim ve denedim. İlerideki kuşaklar kendi dönemlerinde birçok nesneyi, olayı belki görebilecekler ya da göremeyecekler veya bilmeyecekler. Emek harcadığım bu altı projeyle onlara aktarımda bulunmak ve bugünlerimizi anlatmak ist…
Dünyaya bir camın arkasından değil
İki tekerin üzerinden bakıyorum
Yollarda ilerliyorum
Kimine göre asice,
Kimine göre erkekçe,
Ama ben,
Özgürce tadını çıkarıyorum
Motosikletimle hayatın

Dört tekere sığınarak değil
İki tekerimin üzerinde
Seyahat ediyorum
Rüzgarı hissederek
Doğanın güzelliklerini görerek
Kimine göre asice,
Kimine göre erkekçe,
Ama ben,
Özgürce tadını çıkarıyorum
Motosikletimle hayatın

Şenay Ertorun
27.07.2010
22.08

KADER

Kader,
Hayat ağacının kendisidir,
Bir fidanın ekimiyle başlar
Onunla birlikte yeşerir
Büyür,
Büyüdükçe dallara ayrılır
Her bir dalın önemi vardır
Görevi vardır
Çok şey öğretir,
Çok şey katar hayat ağacına
Her bir dal göreviyle,
Önemiyle
Ağacın gövdesini güçlendirir,
Sağlamlaştırır
Olgunlaştıkça ince ve zayıf olan,
Güçsüzleşmeye başlayan dallar
Kırılıp gövdeden ayrılırlar
Ve giderkende pek çok şey götürürler
Kalın ve güçlü olan dallar
Ağaca tutunmaya çalışırlar
Gövdenin dimdik ve sağlam durmasını sağlarlar
Ama zamanı geldiğinde,
Ağaç içten içe çürümeye başladığında
Kalın dallarda ayrılır gövdeden
Ve işte o zaman
Ağacın veda vaktidir
Hayat ağacının kendisidir
Kader
Doğumla başlar
Ölümle biter...

Şenay Ertorun
24.10.2013
10.55

SİNEMA: POLİSİYE - GERİLİM TÜRÜ

Resim
Sinemayla olan ilk ilgi alanım daha öncede bahsettiğim gibi Bilim -Kurgu türü olan E:T. filmi ile başlamıştı. Öte yandan maceranın, korkunun, aksiyonun bol olduğu dedektif hikayelerinin anlatıldığı polisiye - gerilim türündeki yapımlarda favorilerim arasındadır. Polisiye - Gerilim türü,
"Yasal olan ile yasa dışı olanın karşı karşıya gelmesini konu edinen ve yalnızca bir suçlunun peşindeki polisleri anlatmaktan ibaret bir anlatımın ötesine geçer. (Senaryo Kitabı - Öktem Başol, s.s 581)"
Genelde insanların tercih ettiği biri polisiye - gerilim türünde ana kahraman bir polis olmasa bile hemen hemen her film içerisinde bu türe rastlayabilirsiniz. Polisiye - gerilim türünün özellikleri,
"1. Polisiye filmler gangster filmleri, film noir, cinayet, gerilim (thriller), araştırma, dedektif filmleri gibi alt türlerde incelenebilir. 2. Gerçekliği ne derece doğru olursa olsun polis kavramı seyirci nezdinde kuralların doğruluğunu ve toplumsal normları işleten devlet yasalarının uygulanma…
Aşk önyargısızdır,
Sorgusuzdur,
Sualsizdir...
Birbirini hiç tanımadan şans vermedir

Aşk kaderdir,
İnançtır,
Sınavdır...
Hiç ummadığın anda gelir ve gider.

Şenay Ertorun
28.09.2013
17.25
Sadece kaderine inanırsın
Suçlansanda,
Yargılansanda,
Kırılsanda,
İçinde hep bir umut taşırsın
Soğuyan kalbinde
Sebepsizce beklersin
Büyütürsün düşüncelerinde
Yıkılırsın,
Küsersin,
Yorulursun,
Ve sonunda pes edersin
Çünkü, inandığın kader
Asla senin değildir
Ve sen sadece senin olduğuna inanırsın
Oysa o çekip gider

Şenay Ertorun
24.09.2013
22.09
Çocuktuk
Emekledik,
Yürüdük,
Koştuk,
Konuşmayı öğrendik,
Ve oyun oynadık
Baktık büyüyoruz
Önce oyunlarımız alındı bizden
Okula gönderildik
Okumayı,
Yazmayı,
Paylaşmayı,
Sevmeyi,
Hırsı,
Rekabeti,
Dost edinmeyi öğrendik,
Baktık olgunlaşıyoruz
Duygularımız alındı bizden
Paylaşmayı,
Sevmeyi,
İletişim kurmayı,
Konuşmayı unuttuk,
Derken planlarımız,
Hayallerimiz,
Aşklarımız alındı bizden
Ve hırsımıza yenik düştük,
Korkularımız çoğaldı
Komplekslerimiz arttı
Ve biz bizbirimizden vazgeçtik

Şenay Ertorun
14.09.2013
09.36
Koşmuyorum artık kimsenin peşinden
Yorgunluğun
Dinlenmenin
Sessizliğin
Ve huzurun
Keyfini Sürüyorum
Doya doya
Hayatın anlamını keşfediyorum
Yaşaya yaşaya

Şenay Ertorun
31.08.2013
10.54

HAYDARPAŞA GARI

Resim
Yeni yaşamların temelinin atıldığı, yeni hikayelerin başlangıç noktası olan Haydarpaşa Garı artık öksüz...
1906 yılında II. Abdülhamit döneminde yapımına başlanan İstanbul - Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olan Haydarpaşa Garı'nın yapımı 1908 yılında tamamlanır. İki Alman mimar Otto Ritter ve Helmut Guno tarafından hazırlanan bir proje ile yapımına başlanan inşaatta Alman ustalarla birlikte İtalyan taş ustaları çalışır. Osmanlı döneminin İstanbul'a kazandırdığı önemli yapılardan biri olan bina tarih içerisinde çeşitli dönemlerde tahrip olmasına rağmen günümüze kadar ayakta kalmayı başarır ve 28 Kasım 2010 yılında çıkan yangından dolayı çatısı çöker ve 4. katı kullanılamamaktadır. Hızlı tren projesi çerçevesinde başlayan demiryolu çalışması nedeniyle 1 Şubat 2012'den itibarenden şehirler arası tren seferlerine ara verildi.









İstanbul'da doğup büyüyen biri olarak çocukluğumda önünden geçtiğim bu görkemli Osmanlı mimarisinin içerisini hep merak etmişimdir ve bu …

HİÇ

Gözlerimi açtım
Bir hiçtim
Emeklemeyi atlattım
Hiçlikte basamak atladım
Yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrendim
Hiçlikte düzlüğe çıktım
Derken başladı okul çağlarım
Okumayı, yazmayı ve paylaşmayı öğrendim
Derken hiçlikte hiç olmayı keşfettim

Kimdi hiçlik?
Bendim
Sendin
Oydu
Neydi hiçlik?
Beynimdi
Üretimimdi
Tüketimimdi
Nasıl bir duyguydu hiçlik?
Sevgiydi
Saygıydı
Paylaşımdı
Nereye gitti hiçlik?
Yoldan çıktı
Uzaklaştı
Kayboldu

Şenay Ertorun
30.08.2013
01.28

SİNEMA: MÜZİKAL TÜRÜ

Resim
"Sesli sinemanın ortaya çıkışıyla birlikte ilk kez gerçekleştirilmesi düşünülen türlerden biri "müzikaller" olmuştur. )Prof. Dr. Jur. Ömer Alim Şerif Onaran, Sinemaya Giriş, s.s. 113)"

Beyaz perde de insanlar genelde dram, komedi, western, korku, gerilim, macera, bilim-kurgu türlerini izlemeyi tercih ettiği için bazen diğer türde yapılan eserler,i gözden kaçırabiliyorlar. Bu tür yapımlardan biri de müzikallerdir. Müzikal türündeki eserler genelde bir opera eseri gibi müzik eşlinde şarkı söyleyerek karakterler performansları sergilerler.


"Müzikal film sahne müzikalinden doğup gelmiştir. Tipik olarak film ve sahne müzikalleri arasındaki en büyük fark uygulaması tiyatroda elverişsiz olan sahnelerin cömertçe kullanılmasıdır. Müzikal film karakteri, tiyatroyu htırlatan öğeler içerir; canlandırmalar sıklıkla onların parçalarını ve dans numaralarını o anda izleyen seyirciler varmış gibi ele alınır. Bir bakıma görünüm izleyici işaret eden, canlandırıcının doğrudan kamer…
O soğuk kış gününde
Dışarıda lapa lapa kar yağarken
Kafede oturmuş yolunu gözlerken
Bir saat sabırla seni beklediğimi bilmeyeceksin
Neden beklediğimi anlamayacaksın
Ama ben yine de seni bekledim
Sonra yüreğimin boş ümide kapıldığını anladım
Vazgeçtim beklemekten
Toplanıp gitmek üzereyken
Geldin
Umutlanmıştım yeniden
Sonra haftalar geçti,
Aylar geçti,
Yıl geçti
Bir ışık yanması için bekledim
Sabrettim
Sonra umudum umutsuzluğa dönüştü
Sabrım sabırsızlığa dönüştü
Hislerim hissizliğe dönüştü
Ve sonra bir gün,
Gitmek istediğini öğrendim
Ve bende benim olmayana
Olmayacak olana
Yol verdim

Şenay Ertorun
21.08.2013
11.40

BİLİM KURGU, FANTASTİK MACERA, AKSİYON

Resim
Yazımda ele alacağım film X-MEN ve serisi... Çocukluğumda bir başka ekran fenomeni olan çizgi film serisi X-MEN'di. Bu seri ilginçti, karakterleri insan ama insandan ayrı özellikleri, güçleri olan varlıklardı. kendilerini mutant olarak adlandıran bu kahramanlar, Jean Gray, Wolverine, Storm, Prof. Charles, Magneto, Cyclops vs... İyi ve kötü mutantlar olarak ikiye ayrılmışlardı. İyiler insanları korurken, kötüler insan ırkını yok etmeye çalışanlardı. Çünkü kötü mutantlar insanların kendilerini ötekileştirdiğini, onlara bir yaratık gibi baktıklarını düşünürler. İyi mutantlarda bu tezi çürütmeye çalışırlar. Öykülemesi bu şekilde oluşan X-MEN filmi, fantastik macera, bilim-kurgu ve aksiyon gibi üç kategoriye girmektedir.
"Bilim-kurgu, orta katmanın algıladığı toplumsal baskının teknolojiyle ve oldum olasaı bilinemez olanla ilintili olanın-deneyimlerinden kaynaklanan fenomenleri, birbirinden yalıtıp, bunları ayrı ayrı vurgulayarak, her birine ayrı bir önem atfederek varsayımsal bir …

WESTERN TÜRÜ

Resim
Çocukluğumun vazgeçilmez dünyası "Western Türü" filmlerdir. Kovboylar, Teksas vadisinde kamp kurarlar, ateş yakarlar, savaşırlar ve yemek yerlerdi... Bu türdeki filmleri izlerken o yaşlarda bu dünyanın büyüsüne kapılıp onlar gibi yemek yerdim, oyuncaklarını aldırırdım. Evet, bir kız çocuğunun bebeklerle oynaması gerekirken, benim dünyam filmler ve onların oyuncaklarını edinmekti.
1940'larda, 1950'lerde altın açğını yaşayan bu özel tür sinemada başlayan yeni bir akımla yerini gerilim, korku, aksiyon, macera, komedi ve romantizm türlerine bırakmıştı. Bu yeni akımda da "Western Türü"nden yapıtlar olsa da çekilen filmlerde o eski tatları, güzelliği, heyecanı bulamıyorduk. Zamanla da Western filmleri çekilmemeye başlandı. "Western Türü" neydi? Vahşi Batıda geçen, geniş şapkalar, kurumuş dudaklar, her an patlamaya hazır silahlar, gringolar, meksikalılar ve kızılderililerle dolu filmlerdi.
"Gerçekten bu filmler şu klasik öğeleri taşır: "Adalet da…

GECE

Gecenin güzelliği
Boğazın sessizliğinde gizli
Balıkçı teknelerinin motor sesinde gizli
Yakamoz üzerinde ağır aksak ilerleyen gemilerde gizli

Gecenin güzelliği
Dolunayın da gizli
Ayazında gizli
Günün yavaş yavaş ağarmasında gizli

Şenay Ertorun
25.07.2013
04.59

KALEM

Kalem kağıda gider bazen
Yüreğindekileri dökmek için
Dilindeki cümleleri anlatmak için
Fakat yazmaz
Yazamaz
Çünkü kırılmıştır ucu
Küsmüştür kağıda
Tükenmiştir sözleri
Cümleleri

Kalem kağıda gider bazen
Onunla konuşmak için
Dertleşmek için
Ne olduğunu sormak için
Oysa ne konuşabilir kağıtla
Ne de yazabilir kağıda
Çünkü kırılmıştur ucu
Buruşturulmuştur kağıt
Tükenmiştir sözleri
Cümleleri

Şenay Ertorun
23.07.2013
05.50

SİNEMA

Sinema nedir? Sinema neye deniyordu? Nasıl bir büyülü dünyası vardı sinemanın? Çocukluğumdan beri bu soruların cevabını arayıp durdum.
"Sinematografi, düşünce, hareket, duygusal ifade, ton ve iletişimin söze gelmeyen tüm diğer biçimlerini alıp onları görsel terimler haline getirme sürecidir. (Sinematografi, Kuram ve Uygulama, Blain Brown s.s.8)"
Sinema, 15 Nisan 1894 yılında Thomas Alva Edison'un kinetoskopuyla Amerika'da, 1 Kasım 1895 yılında Max ve Emil Skladanowsky kardeşlerin Berlin'in Wintergarten'inde ve 22 Aralık 1895 yılında Louis ve Auguste Lumiére kardeşlerin Paris'teki Grand Cafe'de yapılan ilk gösterimleriyle insanlık tarihindeki yerini almaya başlamıştır.
"Sinema, sanatlar içinde en zor üretilenidir. Bu zorluk iki nedenden kaynaklanır. Birinci neden, sinema sanatının, teknolojiye çok bağımlı oluşudur. İkinci neden, sinema olayının tümüyle "ortak" bir çabaya, yani birey olarak sanatçının dışındaki kişilere ya da birden çok sana…