Kayıtlar

Ağustos, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Koşmuyorum artık kimsenin peşinden
Yorgunluğun
Dinlenmenin
Sessizliğin
Ve huzurun
Keyfini Sürüyorum
Doya doya
Hayatın anlamını keşfediyorum
Yaşaya yaşaya

Şenay Ertorun
31.08.2013
10.54

HAYDARPAŞA GARI

Resim
Yeni yaşamların temelinin atıldığı, yeni hikayelerin başlangıç noktası olan Haydarpaşa Garı artık öksüz...
1906 yılında II. Abdülhamit döneminde yapımına başlanan İstanbul - Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olan Haydarpaşa Garı'nın yapımı 1908 yılında tamamlanır. İki Alman mimar Otto Ritter ve Helmut Guno tarafından hazırlanan bir proje ile yapımına başlanan inşaatta Alman ustalarla birlikte İtalyan taş ustaları çalışır. Osmanlı döneminin İstanbul'a kazandırdığı önemli yapılardan biri olan bina tarih içerisinde çeşitli dönemlerde tahrip olmasına rağmen günümüze kadar ayakta kalmayı başarır ve 28 Kasım 2010 yılında çıkan yangından dolayı çatısı çöker ve 4. katı kullanılamamaktadır. Hızlı tren projesi çerçevesinde başlayan demiryolu çalışması nedeniyle 1 Şubat 2012'den itibarenden şehirler arası tren seferlerine ara verildi.









İstanbul'da doğup büyüyen biri olarak çocukluğumda önünden geçtiğim bu görkemli Osmanlı mimarisinin içerisini hep merak etmişimdir ve bu …

HİÇ

Gözlerimi açtım
Bir hiçtim
Emeklemeyi atlattım
Hiçlikte basamak atladım
Yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrendim
Hiçlikte düzlüğe çıktım
Derken başladı okul çağlarım
Okumayı, yazmayı ve paylaşmayı öğrendim
Derken hiçlikte hiç olmayı keşfettim

Kimdi hiçlik?
Bendim
Sendin
Oydu
Neydi hiçlik?
Beynimdi
Üretimimdi
Tüketimimdi
Nasıl bir duyguydu hiçlik?
Sevgiydi
Saygıydı
Paylaşımdı
Nereye gitti hiçlik?
Yoldan çıktı
Uzaklaştı
Kayboldu

Şenay Ertorun
30.08.2013
01.28

SİNEMA: MÜZİKAL TÜRÜ

Resim
"Sesli sinemanın ortaya çıkışıyla birlikte ilk kez gerçekleştirilmesi düşünülen türlerden biri "müzikaller" olmuştur. )Prof. Dr. Jur. Ömer Alim Şerif Onaran, Sinemaya Giriş, s.s. 113)"

Beyaz perde de insanlar genelde dram, komedi, western, korku, gerilim, macera, bilim-kurgu türlerini izlemeyi tercih ettiği için bazen diğer türde yapılan eserler,i gözden kaçırabiliyorlar. Bu tür yapımlardan biri de müzikallerdir. Müzikal türündeki eserler genelde bir opera eseri gibi müzik eşlinde şarkı söyleyerek karakterler performansları sergilerler.


"Müzikal film sahne müzikalinden doğup gelmiştir. Tipik olarak film ve sahne müzikalleri arasındaki en büyük fark uygulaması tiyatroda elverişsiz olan sahnelerin cömertçe kullanılmasıdır. Müzikal film karakteri, tiyatroyu htırlatan öğeler içerir; canlandırmalar sıklıkla onların parçalarını ve dans numaralarını o anda izleyen seyirciler varmış gibi ele alınır. Bir bakıma görünüm izleyici işaret eden, canlandırıcının doğrudan kamer…
O soğuk kış gününde
Dışarıda lapa lapa kar yağarken
Kafede oturmuş yolunu gözlerken
Bir saat sabırla seni beklediğimi bilmeyeceksin
Neden beklediğimi anlamayacaksın
Ama ben yine de seni bekledim
Sonra yüreğimin boş ümide kapıldığını anladım
Vazgeçtim beklemekten
Toplanıp gitmek üzereyken
Geldin
Umutlanmıştım yeniden
Sonra haftalar geçti,
Aylar geçti,
Yıl geçti
Bir ışık yanması için bekledim
Sabrettim
Sonra umudum umutsuzluğa dönüştü
Sabrım sabırsızlığa dönüştü
Hislerim hissizliğe dönüştü
Ve sonra bir gün,
Gitmek istediğini öğrendim
Ve bende benim olmayana
Olmayacak olana
Yol verdim

Şenay Ertorun
21.08.2013
11.40