HAYDARPAŞA GARI










Yeni yaşamların temelinin atıldığı, yeni hikayelerin başlangıç noktası olan Haydarpaşa Garı artık öksüz...

1906 yılında II. Abdülhamit döneminde yapımına başlanan İstanbul - Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olan Haydarpaşa Garı'nın yapımı 1908 yılında tamamlanır. İki Alman mimar Otto Ritter ve Helmut Guno tarafından hazırlanan bir proje ile yapımına başlanan inşaatta Alman ustalarla birlikte İtalyan taş ustaları çalışır. Osmanlı döneminin İstanbul'a kazandırdığı önemli yapılardan biri olan bina tarih içerisinde çeşitli dönemlerde tahrip olmasına rağmen günümüze kadar ayakta kalmayı başarır ve 28 Kasım 2010 yılında çıkan yangından dolayı çatısı çöker ve 4. katı kullanılamamaktadır. Hızlı tren projesi çerçevesinde başlayan demiryolu çalışması nedeniyle 1 Şubat 2012'den itibarenden şehirler arası tren seferlerine ara verildi.










İstanbul'da doğup büyüyen biri olarak çocukluğumda önünden geçtiğim bu görkemli Osmanlı mimarisinin içerisini hep merak etmişimdir ve bu merakım 9 yaşındayken Hereke'ye yapacağımız minik tren seyahatiyle giderilmişti. Taksi bizi önünde indirdikten sonra gelenlerin - gidenlerin yarattığı kalabalıklığın arasında koşarak merdivenleri çıktım. Durup etrafınıza bakındığınızda bu görkemli tarihi şehrin büyüsü sizi etkiliyor ve o anki çocuksu hislerle hikayelerin nasıl yazılmaya başladığını hissediyorsunuz.


Peronlarında yürürken sizinle yaşıt koşturan çocukların heyecanını görüyordunuz. Yeni bir şehir, yeni bir yaşam vardı onların önlerinde... Aileler koca yüklerini sırtlanmış yeni başlangıçları için çıkışa doğru yürümekteydi. Bir tren seyahatiydi gelenlerin ve gidenlerin yaşamlarını değiştiren... Bu görkemli yapıda sırf şehirler arası gitmiyordunuz; Anadolu Yakasının güzel ilçelerine de Banliyö seferleriyle ulaşabiliyordunuz. Ben etrafımı incelerken bineceğimiz trenin anonsu yapıldı ve ben hayatımdaki ilk tren yolucluğumu yaşamak üzere teyzemin elinde tutup peronda yürümeye başladım. Çuvallar, valizler, eşyalar, çocuklar ve insanlar bir tren seyahatiyle Haydarpaşa Garı'nda hikayelerini bitirip yeni başlangıçlara hazırlanıyorlardı.

İki ay önce Gebze'ye yapılması planlanan yeni büyük gar için Haydarpaşa'daki tren seferleri durduruldu. Artık Haydarpaşa Garı İstanbul'a gelenleri bağrına basmak ve İStanbul'dan gidenleri yolcu etmek, yeni hikayeleri, başlangıçları yazmak yerine yeni bir misyon edinecek... Ya turitleri ağırlayabilecek bir otel olacak ya da İstanbul'a yakışan bir şehir müzesi veya kongre merkezi olacak... Tarihi değerlerimizin yıkılmadan bu şekilde korunması elbette güzel bir olay... Fakat öte yandan bizden sonraki nesiller buranın hikayesini önlerine sunulduğu gibi hatırlayacaklar... Haydarpaşa Garı'nda yeni hikayelerin yazıldığını, insanların giderken bu şehirle vedalaşmasını asla bilemeyecekler, yaşayıp hissedemeyecekler... Haydarpaşa Garı'ndan son tren kalktı ve o son trene binip kendisini hikayeleriyle hatırlayacak son nesile mendilini sallayıp veda etti...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

WESTERN TÜRÜ