İNÖNÜ BATIĞI (WRECK OF INONU)

Belgesel Sinema, gerçeklik değerini içinde barındıran, estetik ve etik kaygıları olan evrensel mesaj vermenin bir başka iletişim koludur. Başka bir deyişle belgesel sinema, günümüzde hayatımızın içinde var olan gerçeklikleri, estetik ve etik kaygılarla belgeleme olayıdır.

2002 yılında ilk belgesel filmimi hazırlama sürecinden günümüze, yani 2013 yılına kadar uzanan yolda yaşadığım hayatın içinde gelecek kuşaklara günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş eserleri, değerleri, var olan ve var olmaya çalışan değerlerin mücadelelerini, yaşamımıza kattıklarımızı, kültürel olaylarımızı nasıl aktarabilirim kaygısıyla yürüdüm. Bu 11 senelik süreçte altı belgesel çalışmam, bir kısa film çalışmam oldu. Bu 7 filmin her birinde bir geçiş aşaması yaşarken her birinde farklı şeyler öğrendim ve denedim. İlerideki kuşaklar kendi dönemlerinde birçok nesneyi, olayı belki görebilecekler ya da göremeyecekler veya bilmeyecekler. Emek harcadığım bu altı projeyle onlara aktarımda bulunmak ve bugünlerimizi anlatmak istedim. İlk belgesel filmim "Ufacık Tefecik Gördün De...", ikinci belgesel filmim "Biz de Varız", üçüncü belgesel filmim "Karamürsel (Prainetos)", dördüncü belgesel filmim "Karadeniz'in Sesi: Kemençe", beşinci filmim "Operada 36 Yıl: Gökçen Koray İle Bir Dönem Koro" ve altıncı belgesel filmim "İnönü Batığı"...


2013 yapımı olan "İnönü Batığı" isimli filmimin oluşum sürecine geçmeden önce belgesel sinema hakkında şunu da vurgulamak isterim: "Belgesel sinema, siyasi bir olayı, günlük bir yaşamı, bir doğa olayını, bir insanın biyografisini konu olarak ele alabilir. Çünkü bu saydığım ve sayamadığım konularda yapılan ve yapılacak olan projelerle hedeflenen amaç günümüzdeki olayları, olguları görsel malzemelerle belgeleyerek gelecek kuşaklara aktarmaktır. Bu noktadan hareketle ben de memleketimi gelecek kuşaklara anlatabilmek için çalışmalarıma devam ediyorum. Altıncı belgesel çalışmamın konusu da yine Karamürsel'le ilgili... Memleketimde çektiğim üçüncü belgesel filmim bir gemi resif törenini anlatmaktadır. Filme başlangıcım ve konuya ulaşmam Karamürsel Su Altı Sporları Derneğine gidip "Sizin için tanıtım filmi yapmak istiyorum" diye sözle başlayıp kendimi tanıtmam ve dalgıçlığa merak salmam ile oluşan bir projedir. Dalgıçlığa merakım üniversite yıllarına dayanmaktadır aslında... Çünkü o dönemde okulda en çılgın proje fikirlerini sunan tek öğrenci bendim. Yine bir belgesel projesi için arkadaşlarla sohbet sırasında "Yasemin Dalkılıç'ın belgeselini yapabiliriz" diye fikir ortaya atmıştım. Tabii o dönemde böyle bir projeyi gerçekleştirememiştik.


10 sene sonra da denize olan merakım sayesinde yolum KARSAD derneği ile kesişti. Denize girmek için iskele gittiğimde çok denizanası vardı ve KARSAD'taki hocamız Ozan Dinçer'den rahat yüzebilmek için dalgıç kıyafetlerinden istedim. Kendisiyle ayaküstü sohbetimiz sırsında dalgıç olma konusunda fikirlerini aldım. Yüzdüğüm denizin altı ve içinde yaşayan canlılar daha da ilgimi çekmeye başlamıştı. O gün o sohbetimizden sonra ilk dalışımı 11 Ağustos 2013 tarihinde Turan Karabulut hocamızla 5 - 6 metreye kadar discovery dediğimiz dalışla gerçekleştirdim. Denizden çıktığımızda Turan hocamız ve Yasemin Yüksek arkadaşımızla sohbetimiz sırasında gemi batırma projesinden bana bahsettiler. İlginç bir fikir olduğu konusu üzerinde konuşurken belediye başkanımız İsmail Yıldırım yanımıza gelmişti. Fikrimden kendisine de bahsettiğimde onayını almıştık. Bu sohbetin üzerinden geçen 4 aylık süreçte gemi resifi için gerekli bütün izin çalışmaları yapılmıştı ve 24 Aralık 2013 Salı günü bu tören gerçekleştirildi. Etkinliğe davet edilmem üzerine söz verdiğim gibi tüm teknik ekipmanımı yanıma alıp Karamürsel'e gittim.

24 Aralık 2013 Salı sabahı KARSAD ekibi ve çekim ekibi olmak üzere tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Bu anı ölümsüzleştirmek için ekip ve ekipman olarak hazırdık. Ben balkon kameramanı olarak görevliydim. Selim Işık arkadaşımız tekne kameramanı olarak görevliydi ve sponsorumuz Next&Next Star'ın desteğiyle biri iskele, diğeri kıç tarafı olamak üzere gemimize iki adet Gopro takıldı. Recep Şen hocamızda su altı kameramanı olarak görevliydi. Saat 10'a kadar geminin batırılması için içerisindeki tüm hazırlıklar tamamlandı ve tören başladıktan yarın saat içerisinde gemimiz battı. Balkondan iyi bir çekim yapmıştım ve diğer görüntükeri merak ediyordum. Fakat Gopro'lardan görüntüleri ancak akşam üzerine doğru alabilecektik. Çünkü gemi denizin dibinde yere otururken bir tortu tabakası oluşuyordu ve görüş mesafesi ancak akşam üzerine doğru sağlanabilirdi. Saat 15.30 - 16.00 gibi Recep Şen hocamız ve Turan Karabulut hocamız hazırlığını yapıp su altı kamerasını da alarak Gopro'ları çıkarmak üzere daldılar. Sahilde yürüyüp döndükten sonra Gopro görüntüleri aktarılmıştı. Onları izledikçe bir an önce çalışmak için sabırsızlandım ve elimizdeki görüntülerin mevcut kısmını alıp İstanbul'a döndüm. Kendi çekimlerimi, Gopro görüntülerini bilgisayarıma aktararak filmin kaba kurgusu üzerinde oynamaya başladım. Bu sırada film boyunca bana asistanlık yapan arkadaşım Yasemin Yüksek, Selim Işık arkadaşımızın çektiği görüntüleri de toplayıp bana ulaştırıyordu.


Filmin kurgusu üzerinde çalışırken üzerinde bir hikaye akışı için özen gösterdim. Öğrencilik yıllarımda tuttuğum notlardan, izlediğim filmlerden ve diğer çektiğim filmlerimde uyguladığım kurgu tekniklerinden öğrendiklerimi farklı şekilde uygulayarak bir hikaye yaratmaya çalıştım. Filmin girişinde insanların ilgisini çekecek sahneyi en başta kullanıp geminin batırılmış hikayesini anlatmak üzere bütün görüntüleri peş peş dizdikten sonra kaba kurguyu tamamladım ve filme şekil vermek için bir takım oynamalarla efektler verip ham kurguyu bitirerek 9 dakika 27 saniyelik belgesel filmim meydana çıktı. Belgesel sinemanın üç anlatım dilinden biri olan "Müzikle Anlatım" dilini kullanmayı tercih ettim ve müzik arşivimden bir iki parçayı dedikten sonra kullandığım müzik seslerle ve hikayemle uyum sağladı.


25 Aralık 2013 Çarşamba gününden 29 Aralık 2013 Pazar gününe kadar olan beş günlük sürede hızlı çalışmanın verdiği enerji ile güzel bir belgesel filme daha imza attım. Bu benim ilk su altı belgesel çalışmam oldu ve ilerleyen zaman dalış eğitimleri alıp su altı belgesel film çalışmalarına devam etmek istiyorum.

Şenay Ertorun
31.12.2013
18.25


video

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

ZAMAN VE MEKAN