AVARE BURSA YOLLARINDA

1996 senesiydi ilk defa Bursa'ya gidişim... Bursa'lı tanıdıklarımızın bir düğününe davetliydik. O döneme kadar tarih kitaplarından bildiğim bu şehri yakından görme ve inceleme şansına sahip olacaktım. Yolda ilerlerken heyecanım kat be kat artıyordu. 4 saatlik bir yolculuğun ardından Bursa'nın Çekirge ilçesine varmıştık. Kalacağımız otele yerleştikten sonra gideceğimiz düğün için hazırlandık ve yola çıktık. Hava  yavaş yavaş kararırken şehrin her köşesini inceliyordum ve bir ara Bursa Atatürk Stadyumunun yanından geçiyorduk ve İstanbul'un dışında bir başka şehrin takımının stadyumunu ilk defa görüyordum. Düğüne katılıp otelimize geri döndüğümüzde Türk Sanat Müziği Sanatçısı Zeki Müren'in öldüğünü ve memleketi Bursa'ya gömüleceğini haberlerden öğrenmiştik. Bu yüzden ilk gelişimde Bursa şehrini gezemeyecektim. fakat ilerleyen yıllarda bu şehire tekrardan gelecektim.

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi seyahat etme merakım, ülkemi keşfetme merakım bu geziyle başlamamıştı. Çünkü gezmek, görmek, değişik yerleri keşfetmek ruhumda olan bir olaydı ve 17 yaşında yeşilliğiyle beni kendine hayran bırakan bu şehir, bir tarihti. Uludağ'ıyla, Şehzade Mustafa'nın türbesiyle, Karagözü'yle, Hacivat'ıyla, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti bilinen bu şehire geldiğimde ve gördüğüm her ilçesine hayranlığım kat be kat arttığı gibi içimde huzurla dolar.










2013 senesinde günü birlik seyahatlerle Bursa'nin bazı ilçelerini yakından inceleme muradıma erdim. Gezimin ilk ayağı Tüpraş çalışanlarıyla yaptığımız Uludağ seyahatiyle başladı. Herkesin bildiği gibi Uludağ, ülkemizin en önemli kayak turizmine ev sahipliği yapan yerlerden biri olup, 2543 m yükseliğiyle Marmara Bölgesinin en yüksek dağıdır. 1933 yılında yapılan otel ve yol ile Uludağ Kış Kayak Sporları turizmi merkezi olmuştur.









Ülkemizin bu güzide kayak merkezindeki turumu tamamladıktan sonra "Yine görüşmek üzere Bursa" diye şehire veda etmiştim. Bursa şehrine yaptığım ikinci günü birlik seyahat 11 Mart 2014 tarihinde Kadıköy Fotoğraf Merkezi eğitmenleri ve öğrencileriyle yaptğımız Nilüfer - Misi gezisiydi. 2000 yıllık tarihi bir geçmişe sahip olan Misi köyü, Gümüşhane Mahallesi adıyla Nilüfer İlçesine bağlıdır. Hava yağışlı olduğundan köyde fazla gezme şansına sahip olamadık. Fakat Misi köyünün şaraplarıyla, misket üzümünden yapılan pekmezleriyle meşhur olduğunu öğrendik. Köyde yaşayan eski nüfuslardan bir teyze,

"- Siz yanlış ayda buradasınız çocuklar! Yaza doğru gelecektiniz burası turist dolar, her yer yemyeşildir." demişti. 


Yeşilliğiyle, doğasıyla beni bir kez daha kendine hayran bırakan Bursa'dan ayrılma zamanı gelmişti ve gezimizin üçüncü ayağı Bursa Cumalıkızık, Botanikbahçe ve Şelale yerleri olacaktı.











Küçük Emrah olarak tanıdığımız sanatçı Emrah İpek'in başrollerinde oynadığı "Kınalı Kar" dizisiyle ünlünen ve pek çok diziye set mekanı olan Cumalıkızık gezimiz yine Kadıköy Fotoğraf Merkezi eğitmenleri ve öğrencileriyle 23 Mart 2014 Pazar günü yapılmıştı. 2014 yıllında Unesco Dünya Mirasları arasına da giren Cumalıkızık'ın 1300'lü yıllarda kurulduğu tahmin edilmektedir. Osmanlı döneminin kırsal kesim sivil mimari örneklerine rastlarsınız ve bu evlerin yapımında moloz taş, ağaç ve kerpiç kullanıldığını görürsünüz. Köyün meydanında Cumalıkızık Etnografya Müzesi bulunur ve müzede köyün geçmişine ait eşyalar sergilenmektedir. Köydeki gezimizi tamamladıktan sonra aracımıza binerek Şelaleye doğru hareket ettik. Burada bir saat vakit geçirdikten sonra Bursa halkının vakit geçirmesi için yapılmış olan Botanik Park'a gitmek üzere yola çıktık.












1995 yılında yapımına başlanan park 1998 yılında tamamlanarak hizmete girmiştir. Parkın içinde spor için koşu yolları, bisiklet yolları, kültür fizik aletleri, masa tenisi alanları ve otomobil pisti de vardır. Bu parkta Japon bahçesi, Fransız bahçesi, İngiliz bahçesi, gül bahçesi olup 150 tür ağacı, 27 çeşit gülü, 76 tür çalıyı, 20 tür örtücü bitkiyi görmeniz mümkündür. Ayrıca her yıl lale festivali kapsamında 200 - 250.000 adet lale dikilmekteymiş. Bu üçüncü Bursa gezimizde Botanik park ile tamamladıktan sonra dördüncü Bursa gezimiz Mudanya - Trilye - Gölyazı olacaktı.


https://vimeo.com/90031072














Bursa gezimizin dördüncü ayağı yine 22.06.2014 Pazar günü Kadıköy Fotoğraf Merkezi eğitmenleri ve öğrencileriyle birlikteydi. İlk durağımızda Bursa'nın Mudanya ilçesiydi. Mudanya'nın tarihi de milattan öncesine dayanmaktadır. 1321 yılında Orhan Bey tarafından Osmanlı topraklarına katılan Mudanya Mondros Mütarekesi'nden sonra önce İngiliz istilasına uğramış ve sonra Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. 2 yıldan fazla Yunanlıların elinde kalan Mudanya 12 Eylül 1922'de işgalden kurtulmuş ve Türk Kurtuluş Savaşını sonra erdiren Mudanya Mütarekesi burada imzalanmıştır. Mudanya'daki turumuzun ardından gezimizin ikinci durağı olan Tirilye'ye gitmek üzere yola çıktık.














Tirilye beldesi Mudanya ilçesinin batısında yer almaktadır. 1330'lu yıllarda Osmanlı egemenliğinde olan Trilye 1900'lü yıllarında başında "Mahmut Şevki paşa" kasabası olarak değiştirilmiş ve 1963'te "Zytinbağı" adı verilse de 2011 yılında alınan bir kararla yeniden "Tirilye" denmeye başlanmıştır. Zeytinbağlarıyla tanınan Tirilye'de 19. yüzyıl sonlarında 19 yağhane, 2 hamam, 2 okul, 1 cami ile 7 kilise varmış. Dündar evi, Taş Mektep, Kemerli Kilise, Fatih Camii, Medikion Manastırı, Hagios Ioannes Theologos (Pelekete) Aya Yani Manastırı, Batheas Ryhkos Soteros Manastırı, Osmanlı Hamamı, Kapanca Limanı, Rum Mezarlığı, Çeşmeler, Eski Türk Mezarlığı beldedeki tarihi yapılardır. Tirilye'deki turumuzu tamamladıktan sonra geizimizin üçüncü ve son durağı olan Gölyazı'ya gitmek üzere yola çıktık.


Gölyazı'ya giden yol üzerinde içimi her gelişimde huzurla kaplayan bu şehrin yeşilliğini nasıl koruduğunu gördükçe hayranlığım daha da artıyordu. Ulubat gölü ufukta görülmüştü ve gölün üzerinde üç adadan biri de Gölyazı'ydı. Tarihi Roma dönemine kadar uzanan Gölyazı halkının geçim kaynağı balıkçılık ve zeytincilikmiş... Kışın sular yükselince adaya kayıklarla ulaşım sağlanmaktaymış, yazın suların çekilmesiyle birlikte açılan köprü yoluyla adaya araçlarla girebiliyorsunuz. Bu yarımadaya geldiğinizde gölde kayıkla da gezebilirsiniz. Gölde gün batımı çekimlerini yaptıktan sonra İstanbul'a dönüş vaktimiz gelmişti ve Bursa'ya yaptığım dördüncü gezide Gölyazı ile tamamlanmıştı. Bir sonraki yazım İzmir - Şirince - Efes - Pamukkale gezim üzerine olacak...

https://vimeo.com/99072959

Şenay Ertorun
Yayın Tarihi: 27.07.2015
Saati: 00:17

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

WESTERN TÜRÜ