İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 1

-  Günaydın İstanbul kardeş! Karlı bir sabaha gülümseyerek uyanmak nasıl bir duygu?
- Sen benimle dalga mı geçiyorsun? Akşamdan beri serzeniş, şikayet dinlemekten bıktım. Bir de kalkmış “Gülümseyerek uyanmak nasıl bir duygu?” diye soruyor!
 Ama insanlar bu kış günü çile çekti. Haksızlar mı şikayet etmekte?
- Haklılar! Ama bu işte benim günahım ne? Suçum ne? Yağmur yağdı, sel oldu, kar yağdı, deprem oldu, güneş çıktı, sis bastı ben suçluyum! Ama yeter artık! Bende bir şehirim sonuçta! Şehirde yaşamayı ben sana sunmadım ki; sen kendin tercih ettin.Sen aklınla, mantığınla planlı, düzgün ilerlemezsen suçu niye başkasında ararsın? Ayrıca unutmaman gereken bir gerçek var. Anadolu’nun bir köyünden gelip buralara yerleşiyorsunuz. Oralara da kar yağıyor, yağmur yapıyor, sel basıyor. Ama orayı suçlamıyorsunuz. Oraya gelince doğal afet, buraya gelince “Hay ben senin…” diye küfrü basıyorsunuz bana!
- Boşver takılma! Bak bugün ne güzel bir sabaha uyandık. Sen kar yağdığında daha bir güzel oluyorsun.
-  Evet, güzel oluyorum. Ama kıymetini bilene! Kışın en güzel nimeti sunuldu dün sizlere!
-  Üzülme! Hadi gülümse biraz!
- Hadi be sende gülümseyecek halim kaldı sanki!
 İyi de senin yapabileceğin bir şey yok! Yetkililer gerekli uyarıları yaptı.
- Esas o yetkilileri başımın üzerinde gezinen bulutlar uyardı “Kar geliyor” diye!
- İşte o yüzden diyorum “Boşver” diye! Önlem almayanlar düşünsün. Gülümse, gülümse! Her yer bembeyaz!


Şenay Ertorun, 
17.01.2012, 
10:22

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

WESTERN TÜRÜ