İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 10

- Hadi simitleri kap gel!
- Hadi sende çayları getir!
- Ben de bu partiye davetli miyim?
- Kapımız herkese açık!
- Bana yer var mı?
- Var, var!
- Mahalleyi toplayıp geliyorum.
- Mahalleyi boşver sen gel yeter!
- Çaylar geldi.
- Simitler geldi.
- Ben de karşı balkondan ceviz getirdim.
- İnsan peynir getirir.
- Zeytin getirir.
- Ben kasaptan ciğer getirdim.
- Yahu simit ve çay toplantısı yapıyoruz ciğer nereden çıktı?
- Ben domates getirdim.
- Biri akıllı bir hareket yaptı.
- Ortaya bir karışık alayım.
- Durun bir dakika! Bir konu anlatacağım.
- Buraya seni dinlemek için toplandık.
- Çekirdek getirdim.
- Sen nereden çıktın?
- Sen nereden çıktın?
- Seni kim davet etti?
- Seni kim davet etti?
- Aldık mı başımıza papağanı?
- Bir de çekirdek getirmiş.
- Bir de çekirdek getirmiş.
- Susun kardeşim, susun!
- Susun kardeşim, susun!
- Ben acıktım yemeğe başladım.
- Bir keyif yapalım dedik. Ettiniz muhabbetin içine!
- Ben rakı getirdim.
- Ağabey, ne ettin sen?
- Muhabbete renk getirdim.
- Biz çay içecektik.
- Asıl renk çekirdeğiyle geldi.
- Asıl renk çekirdeğiyle geldi.
- Git buradan papağan!
- Dayanamıyorum ben! Hadi size güle güle!
- Nereye?
- Küçükbakkalköy'e!
- Yazık! Ne çektin sen bizden böyle! Ne çektin! Ah!
- Git Vasfiye ile evlen!
- Bir susmadınız gitti! Sürekli çene yarıştırdınız! Hadi size iyi günler!
- Oh, ciğerler bana kaldı.

Şenay Ertorun
16.02.2014
12:00

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

ZAMAN VE MEKAN