İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 15

- Fotoğraf çektirebilir miyiz?
- Sana da günaydın?
- Bir de imza alabilir miyim?
- Git başımdan!
- Delibaş, miskin avare! Kırklamaya az kalmışken gidiyordun bok yoluna!
- Gittim, geldim!
- İkinci bahar diyorsun!
- İkinci bahar yaşıyor ömrüm!
- Aman sus başlama!
- Niye o kadar kötü mü sesim?
- En son şarkı söylemeye kalktığında göğün ağladığını gördük hep beraber!
- Gök yine ağlıyor!
- Gök bu sefer, sosyal medya gerçeği, medya gerçeği, cahil gerçeği, beyaz cam gerçeği, IQ gerçeği yüzünden ağlıyor.
- Aman bana sosyal medya deme!
- Hah! Hah! Hah!
- Ne gülüyorsun?
- Ama o konuda sen kaşındın?
- Kendi görüntülerimi bile izlememişken...
- Kimsenin gazına gelmeyeceksin işte!
- Sus, sus!
- Gaza gelip kalem oynatmayacaksın!
- Yahu, görüntüler ortada! Can çekişiyorum! Ölümden dönmüşüm! Yüzümde flaş patlıyor arkasından "Mizansen miydi?" diye bir soru... Etrafım kalabalık, dayım orada şoka girmiş ona "İyi olduğumu" söylemeye çalışıyorum. Hop yüzümde bir flaş daha!
- Eee, star olmak kolay değil! Anlat bakalım nasıl bir duygu bir anda gündem olmak?
- Hiç bana göre değil!
- Neden?
- Anlatsam roman olur.
- Zaten yazarsın bu konuyu!
- Kesinlikle!
- Az çok biliyorum sıkıntı yaptığın konuyu!. Yine de gaza gelmeyecektin!
- İnsan hata yapa yapa öğrenir.
- İleti kaynaktan çıktı mı bir kere?
- Çıktı.
- Aktarıcı kaynağı aktardı mı?
- Aktardı.
- Alıcı ne yaptı?
- Farklı yorumladı.
- Farklı yorumlayıp ne yaptı?
- Hedefe gönderdi.
- Hedeften kaynağa nasıl geri döndü?
- Kriz şeklinde!
- O zaman ne yapacakmışsın?
- Gaza gelmek yok!
- Aferin sana!
- Kendi görüntülerimi bile izlemedim ki! Yaşadığım sıkıntının etkisindeydim.
- Biliyorsun insan bir olayı don lastiği gibi bir bu yana, bir öbür yana çeker.
- Konuşurda konuşur.
- Konuşurlar. Ağızları torba değil ki büzesin!
- Dilleri çarşaf gibi mübarek!
- O söz "Pabuç kadar" değil miydi?
- Yılan dili gibi zehirli mübarek!
- Ya sen şu olayı bana bir baştan anlatsana!
- Herkes soruyor. Sıkıldım anlatmaktan! Ölümden dönmüşüm yeter mi?
- Öncesini ve o anı duymak istiyorum senden!
- Bir gece önce çok durgundum. Kuzenimle şakalaşmamıza rağmen gülmek bile gelmiyordu içimden! Yattığımda "İlk görev heyecanıdır" diye kendimi teselli ederek gözlerimi kapadım. Sabah uyandığımda da hiç gitmek istemiyordum. Aynaya baktığımda yüzüm solgundu. Sonra giyindim, camdan sislerin ardındaki denize baktım. Kısaca suyun üzerine çıkmama bir buçuk, iki metre kala "Direnmenin bir anlamı yok!" diye kollarımı iki yana açıp kendimi ölüme teslim ettim. Sonrasını biliyorsun.
- Of! Korku filmi izliyormuşum gibi!
- Çekirdek ister misin?
- Sen nereden çıktın?
- Sen nereden çıktın?
- Geldi bizim papağan!
- Geldi bizim papağan!
- Yok ben patlamış mısır severim!
- O çok sert nasıl yiyorsunuz?
- Rüştü! Seni geberteceğim buraya gel!
- Anam! Benim hanım geliyor. Hadi size iyi günler! Kız vurma kafama! Vurmasana! Şurada boğulmaktan kurutulan dalgıç olayını dinliyordum.
- Çocuklar açlıktan bertaraf oldu! Bu burada sohbet dinliyor.
- Ama çok heyecanlı!
- Sosyal medyadan takip ettiğin yetmedi mi?
- Olayı kahramanından dinlemek başka!
- Eee, ne olmuş?
- Sana ne? Gelmeseydin daha fazla bilgi öğrenecektim. Kız vurma!
- Öğreneceksin de ne olacak? Senin o çok konuşan gagan yüzünden olan oldu.
- Ay, kendi farksız sanki!
- Gidin kardeşim buradan! Gidin de, evinizde kavga edin!
- Ne istiyorsun hayvanlardan?
- Damladı hemen muhabbetin içine! Ne güzel konuşuyorduk? Bu duyduğunu her yerde konuşur. Şimdi bizi dinledi. Gider her yerde öter bülbül gibi!
- Aman umurumda değil! İstediği kadar konuşsun! Kelimeleri cımbızla seçip ona göre dağıtım yapıyorlar.
- Gazetedeki röportajında "Düğün Fotoğrafçısı" diye yazmışlar. "Niye yönetmenim?" demedin!
- Dedim ya kelimeleri cımbızla seçiyorlar diye! Önce yönetmenim dedim, ama kalkmış düğün fotoğrafçısı yazmış! "Yönetmen" yazsa sanki tüm yapımcılar "Sizinle çalışmak istiyoruz" diye kapımı çalacaklar!
- Bazı arkadaşlar...
- Ay o konuya hiç girme! Okuduğu haberin içerisinden cımbızla seçip ona göre mesaj attı. Olayın üzerinden üç koca gün geçmiş, dünyanın bir ucundan arayanlar oldu. Üçüncü günün sonunda lütfedip mesaj attı.
- Öylesine git "Lütfü ile evlen!" diyeceksin!
- İnsan arar, hadi aramayı geçtim. O insan nerede olursa olsun gider görürsün! Ama insanlık sadece menfi duygularla şekilleniyor artık!
- Boşver! Herkes ektiğini biçer!
- Biçtiler zaten! Ben ikinci baharımı yaşıyorum. Bundan sonra kalan sağlara "Bizim", giden sağlara "Güle, güle!" diyorum.
- Her zaman güçlüydün ve daha da güçlendin!
- Bir daha ki buluşmada görüşürüz.
- Anadolu Kavağına bekliyorum seni!

Şenay Ertorun
17.03.2017

11:00

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

ZAMAN VE MEKAN