İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 16

- Bu sefer çok bekletmedin!
- Fazla vukuat yok! Ama konu çok!
- Vukuat her zaman olur. Konular da asla bitmez!
- O zaman gelelim fasulyenin faydalarına!
- Ne fasulye mi getirdin?
- Vah canım! Kulaklarda ağır işitmeye başladı. Yaşlandın sen!
- Sensin yaşlı! Ben seni toprağa gömerim haberin yok!
- Hep bir azar! Hep bir azar!
- Hep bir sitem! Hep bir sitem!
- Hep bir ders! Hep bir ders!
- Hep bir fren! Hep bir fren!
- Fren ne alaka?
- Sen anladın ne demek istediğimi?
- Anlamadım!
- Zaten işine geleni anlarsın, işine gelmeyeni anlamazsın!
- Hep bir söylenme! Hep bir söylenme!
- Hep bir şikayet! Hep bir şikayet!
- Hep bir karışma! Hep bir karışma!
- Hep bir itiraz! Hep bir itiraz!
- Hacivat ve Karagözü geçtik!
- Topraklarımızın renklerinden orta oyunumuzun karakterleri!
- Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar!
- Seni kovan yok ki!
- Sen değil!
- Kim peki?
- İçten içten...
- Çaylar geldi.
- Sözümü kesme istersen!
- Kardeş bize bir de gözleme getirir misin?
- Yiye, yiye kilo aldın!
- Sen de otura, otura büyüttün!
- Zevzek!
- Densiz avare!
- Lafını esirgemeyen şehir!
- Ben mi? Sen mi?
- O mu? Bizler mi?
- Sizler mi? Onlar mı?
- Sütlü Nuriyeler mi?
- Hayda!
- Ne oldu?
- Olayı neden tatlıya bağladın!
- Sen de konuyu değiştirdin! Ayrıca her olayın sonu tatlıya bağlanır.
- Hah! Hah! Hah! Sonra çarşafa dolanır.
- Çüş! Yine konuyu değiştirmeye çalışıyorsun.
- Tamam, tamam! Neden bahsediyorduk?
- Topraklarımızın renginden!
- Nevruz kutlamaları başladı.
- Evet, bahar bayramı!
- Bu konuda danışabileceğimiz biri var. Anadolu, Anadolu! Anlat bana renklerimizden Nevruzu!
- Kardeşim ben ansiklopedi linki miyim? Arama motoru muyum? Tıklayınca sana cevap vereyim!
- Aldın mı cevabı?
- Sen de aldın aynı cevabı!
- O soruyu ben sormadım ki!
- Kaşınıyorsun!
- Kaşınırsam ne olur?
- Seni havanda...
- Başladınız yine!
- Eee, sende sorumu cevapla!
- Susarsan muradına ereceksin!
- Sustum, sustum!
- Zengin ve renkli bir toprak kültürüne sahibiz! Bu da sahip olduğumuz geniş coğrafyadan ve içinde yaşayan kavimlerden mevcuttur. Her kavimin kendine göre örf ve adetleri vardır. Nevruz kutlamaları da bunlardan biridir ve kutlamalar yöreden yöreye farklılık gösterir.
- Renkli kültürümüzü bize aktarmada sıkıntı var!
- Maalesef! Korkulardan, içe kapalı olarak yaşamaktan dolayı sizler büyürken Anadolu'nun kadim gelenekleri ve sahip olduğunuz kültürel değerleri öğrenmekte sıkıntı yaşıyorsunuz. Büyüyüp olgunlaştığınız zaman öğrendiğinizde sözün kesilmesiyle frenlenmeye çalışırsınız.
- Şimdi geldik mi fren meselesine?
- Sen onu bana kendini frenliyorsun manasında kullanmadın mı?
- Hayır! Örneğin dün gece bir televizyon dizisinde bir şarkı çaldı. Onun sözlerini yazan, o sözleri seslendiren kim biliyor musun?
- Şu Arapça olan şarkıyı diyorsun!
- Arapça değil, Farsça olacaktı! Bak ilk yanlış geldi.
- Eee!
- Sen Şeyh Sadi-i Şirazi tanır mısın?
- Hayır!
- O zaman dinle! Şarkının sözleri Sadi Şirazi’ye ait. Sadi Şirazi, yaşatanı özünde bulduğunu, birliğini yaşamış olduğunu eserleri ile gösteren bir şahsiyet. Günümüzde Gülistan ve Bostan adlı eserleriyle bilinmekte. Bostan zamanında medreselerde ders kitabı olarak okutulmuş bir mesnevidir. İçerisinde siyaset, askeri felsefe, toplumsal ve kişisel ahlak konuları, ilahi aşk, terbiye, sosyal yaşam yasaları, dünya, Allah-Yaşatan, insan gibi konular yer alır.
- Yeni bir bilgi öğrendim!
- Kültür meselesi!
- Biz sana boşuna renkli memleketsin demiyoruz!
- Sırf isyanla olmuyor demek ki! Neyi savunduğunu, neyi korumaya çalıştığını bilmekte gerekiyor?
- Haklısın! Bugün ki dersimizi de aldık! Şimdi gitmeliyim!
- Nereye?
- İşim gücüm var! Çok bile kaldım.
- Bu kültür sohbetini yeniden yapalım!
- Olur! Hadi sana güle, güle!
- Karşıdan karşıya geçerken sağına soluna dikkat!
- Sana ne benim sağımdan, solumdan!
- Sen yine dikkat et!
- Olayı bağlama derin konulara!
- Ne bağlamamı çalacaksın bir dahakine!
- Dikkat huni çıkabilir!
- Ne?

Şenay Ertorun
22.03.2017

11:39

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

ZAMAN VE MEKAN