İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 2

İyi akşamlar İstanbul kardeş!
İyi akşamlar kardeş!
Yine karakışa teslim oldun. Kışın ayrı, baharda ayrı, yazın ayrı bir güzelsin!
- Yaşanmış yılların olgunluğu diyebiliriz. Ne de olsa tarihi bir şehirim!
- Evet, tarihi bir şehirsin! Üzerinde yaşadığımız bu koca şehir hakkında hiçbir bilgimiz yok. Eğer metro çalışmaları başlamasaydı hiçte bilgilenemeyecektik!
- Eğitim hayatınızda ezbercilik sistemi olduğundan her şeyi öğrendiğiniz gibi unutuyorsunuz!
- Tokat gibi yüzüme çarptın gerçeği!
- Eski güzelliğimi özlüyorum! Üzerimdeki betonarme binaların ağırlığından bıktım!
- Haklısın! O köşkler, saraylar, kaleler senin geçmiş güzelliğinin bir parçası!
- Ama maalesef siz insanoğulları kıymet bilmiyorsunuz! Ben güzelliklerimi kaybederken sizler buna dur diyemiyorsunuz! Daha rahat yaşamak için bir kağıt parçasının kölesi olmuş durumdasınız!
- Hop ikinci tokatta geldi!
- Tarihiyle iç içe yaşamayı sürdüren diğer dünya başkentleri gibi değerim yok gözünüzde! Oraları gördüğünüzde “Aaa, çok güzel bir şehir.” “Bu tarihi zenginliği nasıl korumayı başarmışlar acaba!” diye yorum yapıyorsunuz. Ama kendi yaşadığınız şehre gelince şapkayı önünüze koyup düşünmek yok!
- Bugün şiddete meraklısın bakıyorum! Tokat gibi sözlerinle üçüncüsünü yapıştırdın yüzüme!
- Ağır mı geldi sözlerim? Sadece “Ben büyükşehirde yaşıyorum” havasıyla gezmeye, hayatınızı idame etmeye çalışıyorsunuz!
- Medeniyetin başkenti! Medeniyetin başkenti! Yine herkesi aynı kefeye koyup böyle bir yargıya varıyorsun! İçinde milyonlarca farklı kültürden, farklı ırklardan insan barındırıyorsun! Eminim ki çoğu insan senin tarihini ve güzelliklerini merak ediyordur.
- Bence sınırlıdır bu sayı!
- Yargılar! Yargılar!
- Bahaneler! Bahaneler!
- Yahu herkes yaşam mücadelesi veriyor. Ne ara senin gizemli tarihini çözüp, araştırıp, okusun!
- Para! Para!
- Cüzdanın mı boşaldı? Borç mu istiyorsun?
- Kes! Bak Topkapı’ya denize doğru kayıyor. Yılların Kapalıçarşısı’nın esnafı kan ağlıyor! Üstüne üstlük kepenk kapatmaya hazırlanıyorlar! Marmara Üniversitesi Kampüsü bakımsızlıktan habere olmak üzere! Haydarpaşa’dan son trende kalktı ve bir daha yolcu ağırlamayacak! İnsanlar buraya geldiklerinde trenden inip eşleriyle, dostlarıyla kucaklaşamayacaklar! Garın kapısında durup “Ey koca şehir! Taşı toprağı altın olan şehir, sonunda kavuştuk birbirimize” diyemecek!
- Üzgünüm!
- Üzgün olursunuz tabii! Çünkü tek derdiniz “Para! Para!” Bu güzellikleri bir sonraki nesle anlatamayacaksınız bile!
- Bizler hangi tecrübeyi, deneyimizi bir sonraki kuşağa düzgün aktarabiliyoruz ki!
- O siz insanların sorunu! Gitmeliyim! Kendine iyi bak kardeş!

Şenay Ertorun
6.02.2012 Pazartesi
09:17

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

WESTERN TÜRÜ