İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 6

Günaydın!
- Günaydın! Gelirken simit aldım.
- Bende termosla çay getirdim.
- Güzel! Bugün muhabbet epey koyu olacak!
- Gündem yoğun!
- Al bakalım simitini!
- Çayın!
- Teşekkür ederim! Anlatmaya başla bakalım şu gündemi!
- Neden bu kadar büyüksün?
- Gündem bu mu?
- Yavaş yavaş konuya giriş yapacağım.
- Anlaşıldı. Devam et bakalım!
- O kadar büyüksün ve o kadar güzelsin ki seni ifade edecek kelimeleri bulmakta zorlanıyorum.
- Şımartma beni! Gözünüzdeki büyüttüğünüz kadar değil!
- Önce şımartayım ki sonra söyleyeceklerim gücüne gitmesin!
- Gücüme gidecek kadar kötü ne söyleyebilirsin? Ne kötülüğümü gördün?
- Bir kötülüğünü gördüm yok! Kurdu, kuzusu, kargası, serçesi, martısı, kumrusu bir arada yaşıyor! Kuzular kurtların kucağına çok çabuk düşüyor. Neden birileri birilerinin hayatına müdahale etmek zorundadır ki? Ya da neden birileri birilerini sömürüp onu kendi yolundan saptırma ihtiyacı duyar!
- Tespitlerin çok doğru! İnsanların birbirlerinin hayatlarına bu kadar müdahale etmesine bende anlam veremiyorum. Buraya yaşamlarını devam ettirebilmek için, zengin olma hayaliyle geliyorlar ve sonra hepsi tek tek bilinmeze sürükleniyor.
- Kısaca melek görünümlü şeytan kılığında olan insanlar var ve bunları ayırt etmek gerçekten zor.
- Her insanın içinde şeytanlık vardır. Bazı insanlar yaşadıkları hayat yüzünden içleri fesatlaşır ve melek görünümlü şeytan olarak iyileri sömürürler; bazıları da iç dünyasında şeytan olmasına rağmen ona yenik düşmeyip melek tarafını korumayı başarır.
- Bir de egosal hareketler var.
- Çok daha fena! Ezik yaşamı boyunca hayatına her giren insanı aşağılamaya, yargılamaya bayılırlar. Bir de sen ona muhtaçsan egoları üst seviyeye çıkar.
- Kendi mutsuz, umutsuz dünyaları varsa, bir başkasını da onun içine çekmeye çalışırlar.
- Gece farklıdırlar, gündüz farklıdırlar!
- Altı ay gündüz, altı ay gece gibidirler!
- Şu simitlerden birini bana da uzatın!
- İşte bunun gibiler aç olmaya görsün! Arsız bir şekilde önce ister, vermezsen gelir sinsice ağzındaki lokmanı alır.
- Alt tarafı bir simit istedik. Sülaleme saydınız!
- Sülalene kimse laf söylemedi ki senin!
- Tabii canım! Türüme “Sinsi” ben dedim sanki!
- Bak gör! Konuşmaya başladı. Birazdan da gelip şu elindeki lokmayı kapıp kaçar!
- Karga sinsi bir hayvandır.
- Benden sana tavsiye etrafında gezinen kargalara dikkat et! Onlar bugün vardır, yarın yoktur.
- Farkındayım! Yaşamak istiyorsan gördüğün gerçeklerle kendine deneyim ve tecrübe kazandırıyorsun!
- Bir nevi hayat üniversitesinin sınavından geçiyorsun!
- Kesinlikle! Ondan başarı belgesi alıp mezun olmak zordur.
- Onun başarı belgesini biliyor musun?
- Bilmez miyim? Bir kefen ve bir tabut!
- Hava aydınlanmaya başladı artık! İlgilenmem gereken başka meselelerde var! Kendine iyi bak! Bir daha ki sohbet için bu kadar mesafe koymaya araya!
- Tamam! Sende kendine iyi bak! Görüşürüz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

ZAMAN VE MEKAN