İSTANBUL İLE KONUŞAN BİR DELİ 9

- Oy, oy İstanbul!
- Bizim deli, gamlı baykuş çıktı dama!
- 35 küsur senedir beraberiz ve birbirimizi taşıyamaz olduk farkında mısın?
- Boşa o zaman beni!
- O kadar kolaydı sanki!
- O zaman şikayet etme!
- 35 senelik emek var!
- Vay, be! 35 sene! O kadar oldu mu kız?
- Evet!
- Eee! Bugün kaçıncı senfoniden, hangi parçayı çalıp dinleyeceğiz senden?
- Benim 15. senfonimden, "PARA MI BASIYORUM LEN BEN?" i dinleyeceğiz.
- Yeni besten mi bu?
- O kadar üretkeniz ki bu aralar oturdum güftesi ve bestesi bana ait olan bu şarkıyı yaptım.
- Dur hemen çalmaya başlama! Biraz sohbet edelim. İlerleyen dakikalarda dinleriz senin o yanık sesinden bu şarkıyı!
- Sen ne diyorsun? Neyi ima ediyorsun?
- Mısırlar pişti mi?
- Lafı değiştirme!
- Piştilerse getir.
- Pişti, pişti! Soğusunlar servis edeceğim birazdan!
- Bu mevsimde mısır olması şaşılacak bir olay?
- Sence bu mevsimde neden mısır var?
- Ya elde kalanları tüketmeye uğraşıyorlar ya da yazın talep çoktu diye serada mısır üretip satıyorlar.
- Bravo 10 puan!
- Şımartıyorsun beni! Bu 10 puan 100 üzerinden mi?
- Yok! Eski 10 puanlık sisteme göre 10 puan!
- Sen "10 puan" deyince aklıma bir anı geldi.
- Ne anısı?
- Senin ortaokulda sınavdan 10 aldığın gün!
- Hatırlıyorum o güzel günü!
- Ne çok sevinmiştin! Sokaklarımda güle oynaya evine dönüşünü anımsadım.
- Neşeli günlerimden kalma hatıralar işte!
- Hayda!
- Hayat zamanla birçok unsuru değiştiriyor.
- Niye mutsuzluğa, umutsuzluğa getiriyorsun konuyu?
- Sanki sen mutsuz değilsin?
- Doğru bende mutsuzum! Ama seninle sohbet etmekten dolayı mutluyum. Ya sen?
- Ben de seninle dertleşmekten mutluyum. Sen olmasan ben yaratıcılığımı nasıl konuşturabilirim?
- Di mi? Sen deli, ben deli, herkes deli! İşte ne güzel deli deli birlikte yuvarlanıp gidiyoruz.
- Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece!
- Bilmiyorum ne haldeyim gidiyorum gündüz gece!
- "Uzun İnce Bir Yoldayım" türküsüne nasıl geldik? Ne zaman geldik? Ne ara geldik?
- Niye ve kiminle geldik? Bunları eklemeyi unuttun.
- 5N1K kuralı! İhmal etme diyorsun.
- Evet! Bugün başını şişiren o mevzu var ya!
- Hangisi?
- İşte sokağa çıkıp geri döndüğünde başını ağrıtan mevzu!
- Maşallah sende beni takiptesin!
- İşim bu! Siz benimle birlikte yaşayanları gözlemlemek!
- Evimin içerisini ve yatak odamı da gözlemliyor musun?
- Ben o kadar uzun boylu bir şekilde sizin hayatlarınızı gözlemlemem! Orası size ait bir dünya!
- Arada can sıkıcı mevzular oluyor işte!
- Sıkma diyeceğim, ama sıkılmamak elde değil! Boş ver! Su akar yolunu bulur. Yüzüne kapı kapatanlar neye adım attıklarını bilmezler. O yüzden sen sabret seninde yüzün hiç olmadığı kadar gülecek bu hayatta!
- Sabrediyorum işte!
- Dostun iyisi zor günde belli olur.
- Zor günler dost bildiklerini ayıklamak için vardır.
- Aynen öyle! Günümüzdeki menfaat dünyasında herkes kendi içinde yaşıyor. Yaptıklarına bak öyle ya da böyle, eğri ya da düz! On sene içerisinde kah bütçeli, kah bütçesiz altı adet film çekmeyi başardın.
- Haklısın!
- Sırf bu yüzden seni taşımaktan dolayı memnunum.
- Sağ ol, gurur duydum! Öyleyse yeni bestemi seslendiriyorum. "PARA MI BASIYORUM ULAN BEN! PARA MI BASIYORUM!"
- O ne sesti öyle! O ne gürlemeydi öyle! Korkudan şimşekler çaktı üzerimde, gök bile gürledi.
- Oh, rahatladım!
- Sen rahatladın, gökyüzü ağladı, ben ıslandım. Allah bereket versin! Sayende yaza susuz kalmayacağız.
- Allah'ım ona bile faydam var, kendime hayrım yok!
- Hayda! Kızım bak gör, ne kadar mübarek insansın!
- Öyle mi diyorsun?
- Hadi akşam oluyor. Havada soğuk evine dön bakayım!
- İyi akşamlar!
- İyi akşamlar!

Şenay Ertorun
04.12.2013
17:41

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Senaryonun Önemli Bölümleri

ZAMAN VE MEKAN

ZAMAN VE MEKAN